Kekemeliği Olan Çocuklar Dünya Akranlarıyla Buluştu
Üsküdar Üniversitesi ve Texas Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen Düşle-Konuş-Yaşa Kampı, kekemeliği olan çocukları bir araya getirerek güçlü iletişim becerileri kazanmalarını sağladı.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü ile Konuşma Bozuklukları Araştırma ve Uygulama Merkezi (ÜSESKOM) ve Texas Üniversitesi Arthur M. Blank Kekemelik Merkezi'nin ortaklaşa düzenlediği Düşle-Konuş-Yaşa Kampı (CDSL), Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi'nde çok amaçlı salonda gerçekleştirildi. Okul çağındaki kekemeliği olan çocuklara yönelik olarak ikinci kez düzenlenen bu etkinlik, Prof. Dr. Ahmet Konrot ve Doç. Dr. Ayşe Aydın Uysal'ın koordinatörlüğünde başarıyla tamamlandı. Türkiye'de ilk olma özelliği taşıyan bu kampa, çeşitli üniversitelerin Dil ve Konuşma Terapisi bölümlerinden akademisyenler ve gönüllü öğrenciler katılım gösterirken, Kekemeler Derneği de destek verdi.
Akıcılık Değil, Güçlü İletişim Öncelikli
Kampın temel felsefesine dair açıklamalarda bulunan Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Konrot, kekemeliği sadece konuşma akıcılığı üzerinden değerlendirmenin, çocukların iletişim deneyimini tam olarak anlamak için yetersiz olduğunu belirtti. Konrot, kekemeliği olan bir çocuğun öncelikli ihtiyacının her zaman daha akıcı konuşmak olmadığını vurgulayarak, “Çocuğun kendisini ifade edebilmesi, söz almaktan çekinmemesi, iletişimde kalması ve söyleyeceklerinin değerli olduğunu bilmesi çok önemli. Düşle-Konuş-Yaşa Kampında çocuklara nasıl konuşmaları gerektiğini öğretmeye çalışmıyoruz. Onların kendi iletişim güçlerini keşfedebilecekleri bir ortam oluşturuyoruz. Çünkü asıl mesele ne kadar akıcı konuştuğumuz değil ne kadar güçlü iletişim kurabildiğimizdir.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Konrot ayrıca, kampa katılan çocukların kekemeliği olan yetişkinlerle ve dünyanın farklı ülkelerindeki akranlarıyla bir araya gelmelerinin kıymetli bir deneyim olduğunu dile getirdi. “Bir çocuk için ‘Benim gibi konuşan başka insanlar da var ve onlar hayatın her alanında var olabiliyorlar.’ deneyimi son derece değerlidir. Çocukların kekemeliği yalnızca bireysel bir güçlük olarak değil, dünyanın farklı toplumlarında ve kültürlerinde karşılaşılan bir insanlık deneyimi olarak görmeleri, kendilerine ve iletişime bakışlarını değiştirebilir.” dedi. Kamp süresince, aralarında dil ve konuşma terapisti olarak görev yapan kekemeliği olan yetişkinlerin de bulunduğu kamp ekibi, çocuklara gerçek yaşamla bağlantılı, katılımcı ve deneyim temelli bir öğrenme ortamı sundu. Grup etkinlikleri sayesinde çocuklar, etkili iletişim, öz savunuculuk, kekemelik hakkında doğru bilgiler edinme ve psikolojik dayanıklılık alanlarında bilgi ve becerilerini geliştirdi.
Öğrenilenler Gerçek Yaşama Taşınıyor
Kamp koordinatörlerinden Doç. Dr. Ayşe Aydın Uysal, programın çocukların sadece bilgi edinmeleriyle kalmayıp, öğrendiklerini deneyimlemelerine ve günlük hayatlarına uygulamalarına odaklandığını belirtti. Uysal, “Kamp boyunca çocuklarımızla iletişim, öz savunuculuk, kekemelik hakkında güncel bilgiler ve dayanıklılık gibi birçok alanda çalıştık. Ancak bizim için önemli olan bu bilgilerin yalnızca kamp ortamında kalmaması. Çocukların öğrendiklerini uygulamaları, kendi deneyimleriyle ilişkilendirmeleri ve günlük yaşamlarında nasıl kullanabileceklerini keşfetmeleri programın en önemli hedeflerinden biri.” şeklinde konuştu. Grup ortamının çocuklara yalnız olmadıklarını hissettirdiğini ve güvenli bir alanda yeni iletişim yollarını deneme fırsatı sunduğunu da ekledi. Beş günün sonunda çocukların aileleri ve katılımcılar önünde sergiledikleri beceriler, kamp boyunca kaydedilen ilerlemenin en anlamlı göstergesi oldu.
Uluslararası Bağlantılar ve Deneyim Paylaşımı
Kampın en dikkat çekici etkinliklerinden biri, uluslararası çevrimiçi buluşmalar oldu. Hollanda, Malta, Almanya, Pakistan ve Portekiz'deki benzer programlara katılan okul çağındaki akranlarıyla çevrimiçi platformlarda bir araya gelen çocuklar, farklı dilleri konuşan ve farklı kültürlerde yaşayan akranlarıyla tanışma fırsatı buldu. Bu buluşmalar sayesinde çocuklar, kekemeliğin dünya genelinde farklı toplumlarda ve kültürlerde görülebilen evrensel bir durum olduğunu bizzat deneyimledi. İletişimde önemli olanın sadece akıcı konuşmak değil, kendini ifade etmek, paylaşmak ve birbirini anlamak olduğunu yaşayarak öğrendiler.
Kapanış oturumunda ise kampa katılan kekemeliği olan yetişkinler, kendi yaşam tecrübelerini çocuklar ve aileleriyle paylaştı. Kekemeler Derneği adına söz alan Dr. Erkan Erener, hem kendi akademik deneyimlerini hem de derneğin misyon ve faaliyetlerini anlattı. Kekemeliği olan yetişkinlerin yaşam deneyimlerini çocuklarla paylaşması, kampın kuşaklar arası etkileşim boyutunu güçlendirdi. Çocuklar, kendileri gibi kekemeliği olan yetişkinlerin akademik ve mesleki hayatta aktif roller üstlendiğini doğrudan görme ve onların deneyimlerinden ilham alma şansı buldu. Düşle-Konuş-Yaşa Kampı, çocukların sadece kekemelik hakkında bilgi edindikleri bir etkinliğin ötesine geçerek, kendilerini ifade ettikleri, deneyimlerini paylaştıkları, iletişim güçlerini keşfettikleri ve dünyanın farklı ülkelerindeki akranlarıyla anlamlı bağlar kurdukları bir platform sundu.
İlgili Haberler

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı

Zayıflama İğnelerinin Bilinçsiz Kullanımı Risk Taşıyor

