Halluks Valgus: Estetikten Öte Ciddi Bir Ayak Sağlığı Sorunu

Halluks valgus, yaygın bilinenin aksine yalnızca estetik bir sorun değil, ilerleyici ve yaşam kalitesini etkileyen bir ayak rahatsızlığıdır.

Halluks Valgus: Estetikten Öte Ciddi Bir Ayak Sağlığı Sorunu
4 dakikalık okuma

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Demiroğlu, ayak başparmağında görülen halluks valgus deformitesinin nedenleri, erken teşhisin önemi ve doğru tedavi yaklaşımları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Demiroğlu, halk arasında 'bunyon' olarak bilinen bu rahatsızlığın, basit bir estetik kaygıdan çok daha fazlası olduğunu belirtti. Hastalığın ilerleyen evrelerde ağrı, yürüme güçlüğü ve diğer parmaklarda şekil bozukluklarına yol açarak bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebileceğini ifade etti.

Ayak başparmağının tarak kemiğiyle eklem yaptığı noktada meydana gelen açısal bozukluk sonucu başparmağın diğer parmaklara doğru eğilmesiyle ortaya çıkan bu deformitenin, zamanla eklem yapısında kalıcı değişikliklere neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Demiroğlu, başparmağın iç tarafında belirgin bir kemik çıkıntısı oluştuğunu kaydetti. İlk aşamalarda estetik endişelerle ortaya çıksa da, hastalık ilerledikçe ayağın yük dağılımının bozulduğunu, bunun da ağrı, nasır, eklem kireçlenmesi ve hatta ikinci veya üçüncü parmaklarda şekil bozukluklarına yol açabildiğini dile getirdi. İleri vakalarda başparmağın diğer parmakların altına veya üzerine geçebileceğini ve yürümenin giderek zorlaşabileceğini ekledi.

Ne Zaman Uzmana Başvurulmalı?

Prof. Dr. Demiroğlu, başparmak çıkıntısının hafif ve ağrısız olduğu durumlarda düzenli takibin yeterli olabileceğini belirtti. Ancak, çıkıntının büyümesi, ağrının başlaması veya şiddetlenmesi, bölgede kızarıklık oluşumu, parmaktaki eğriliğin artması ve özellikle geceleri ortaya çıkan ağrıların varlığında mutlaka bir ortopedi uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı. Halluks valgus gelişiminde genetik faktörlerin önemli bir rol oynadığını ifade eden Demiroğlu, ailesinde bu rahatsızlık bulunan, bağ dokusu gevşekliği veya düz tabanlık gibi özelliklere sahip kişilerin dar burunlu ve yüksek topuklu ayakkabılardan kaçınması gerektiğini söyledi. Genetik yatkınlığı olmayanlarda ise dar ayakkabı kullanımının tek neden olmadığını ancak ön kısmı geniş ve ayağın doğal hareketine olanak tanıyan ayakkabıların tercih edilmesini önerdi.

Konservatif Tedaviler ve Cerrahi Müdahale

Sosyal medyada ve internette sıkça karşılaşılan parmak ayırıcı silikonlar, gece atelleri ve bantlama gibi yöntemlerin etkinliği hakkında bilgi veren Prof. Dr. Murat Demiroğlu, bu tür konservatif tedavilerin özellikle erken evrelerde ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabileceğini belirtti. Ancak, bu yöntemlerin oluşmuş kemik deformitesini düzeltme kapasitesinin olmadığını, amaçlarının hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve hastanın şikayetlerini azaltmak olduğunu vurguladı. Orta ve ileri derecedeki deformitelerde cerrahi müdahalenin yerini tutmalarının mümkün olmadığını ifade etti.

Prof. Dr. Demiroğlu, hafif vakalarda ameliyatsız yöntemlerle hastanın konforunun artırılabileceğini ve deformitenin ilerlemesinin yavaşlatılabileceğini ancak belirgin açısal bozukluğun olduğu orta ve ileri evre halluks valgusta kalıcı düzeltme sağlayan tek tedavinin cerrahi olduğunu belirtti. Cerrahinin temel amacının hem ağrıyı ortadan kaldırmak hem de ayağın anatomik yapısını normale en yakın hale getirmek olduğunu dile getirdi. Hastalık ne kadar erken aşamada ameliyat edilirse, hem estetik hem de fonksiyonel sonuçların o kadar başarılı olacağını, çok ileri vakalarda tam normal görünüm elde edilemese bile ameliyat öncesine göre belirgin bir iyileşme sağlandığını ekledi.

Ameliyat sonrası iyileşme sürecine de değinen Prof. Dr. Demiroğlu, hastaların erken dönemde ayağa kaldırılsa da ilk günlerde ayağı sarkıtmanın ve tam yük vermenin önerilmediğini söyledi. Yaklaşık iki hafta boyunca ödem nedeniyle yürümede zorluk yaşanabileceğini, otomatik vites araç kullanan ve sol ayağından ameliyat olan hastaların ikinci haftadan itibaren kısa mesafelerde araç kullanabileceğini, sağ ayağından ameliyat olan veya manuel vites kullananların ise güvenli sürüş için genellikle altıncı haftayı beklemelerinin tavsiye edildiğini belirtti. Röntgen kontrollerinde kemik kaynamasının uygun bulunmasıyla birlikte normal yürüyüş ve spor aktivitelerine kademeli geçiş yapılabileceğini ifade etti.

Kadınlarda Daha Sık Görülüyor

Halluks valgusun kadınlarda daha sık görülmesinin nedenlerine de değinen Prof. Dr. Demiroğlu, yüksek topuklu ayakkabıların vücut ağırlığını ayağın ön kısmına aktararak başparmak eklemine binen yükü artırdığını, özellikle düz tabanlık gibi risk faktörleri bulunan kişilerde deformitenin daha hızlı ilerleyebileceğini açıkladı. Bu nedenle, topuk yüksekliği 2-3 santimetreyi geçmeyen ve ön kısmı geniş ayakkabıların tercih edilmesini önerdi. İlk dönemlerde ağrının her hastada görülmeyebileceğini ancak ağrının ortaya çıkmasında eklem kıkırdağındaki yıpranma, yumuşak doku gerilimi ve ayağın yük dağılımındaki bozulmanın etkili olduğunu vurguladı. Hastaların ağrıdan kaçınmak için ayağın dış kenarına basarak yürümesinin zamanla farklı bölgelerde yeni sorunlara yol açabileceğini belirterek, belirtiler ilerlemeden uzman değerlendirmesinin önemini yineledi.

İlgili Haberler

Akran Zorbalığı Dijital Dünyaya Taşındı

Akran Zorbalığı Dijital Dünyaya Taşındı

Okul Çantası Seçimi: Hafiflik ve Doğru Taşıma Önemli

Okul Çantası Seçimi: Hafiflik ve Doğru Taşıma Önemli

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı