Dijital Oyunlar Çocuk Gelişimine Nasıl Etki Ediyor?

Üsküdar Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, 8 Temmuz Video Oyunları Günü'nde dijital oyunların çocuk gelişimi üzerindeki etkilerini, faydalarını ve risklerini değerlendirdi.

Dijital Oyunlar Çocuk Gelişimine Nasıl Etki Ediyor?
4 dakikalık okuma

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğretim üyesi Dr. Demet Gülaldı, 8 Temmuz Video Oyunları Günü vesilesiyle dijital oyunların çocukların gelişimine olan etkilerini ele aldı. Gülaldı, oyunun çocukluk dönemindeki önemine vurgu yaparak, dijitalleşmenin bu alandaki geleneksel yapıyı kökten değiştirdiğini belirtti.

Dijital Oyunlar: Yeni Nesil Sosyalleşme Alanı

8 Temmuz Video Oyunları Günü'nün Amerika Birleşik Devletleri kökenli olduğunu ve küresel popüler kültürün etkisiyle dünya takvimlerine girdiğini açıklayan Demet Gülaldı, teknolojik ilerlemelerle fiziki sınırların ortadan kalktığını ve dijital dünyada milyarlarca insanı bir araya getiren bir etkinlik haline geldiğini ifade etti. Dijital teknolojilerin bu denli gelişmesinin, geleneksel oyun anlayışını derinden etkileyerek dijital oyunları çocukluk döneminin vazgeçilmez bir parçası haline getirdiğini dile getirdi. Gülaldı, çocuk gelişimi açısından oyunun, çocukların dünyayı anlama, bilişsel süreçlerini yapılandırma ve sosyal rolleri deneyimleme aracı olduğunu vurguladı. Modern çocuklar için dijital oyunların sadece eğlence değil, aynı zamanda yeni bir sosyalleşme, öğrenme ve kültürel etkileşim alanı olduğunu söyleyen Gülaldı, önemli olanın teknolojinin kendisi yerine, çocuğun bu teknolojiyle kurduğu ilişkinin niteliği olduğunu belirtti. Dijital oyunların çocuk gelişimi üzerindeki etkisinin; içerik yönetimi, süre denetimi ve ebeveyn rehberliği gibi çok yönlü faktörlerin dengelenmesiyle şekillendiğini aktardı.

Yasaklamak Yerine Doğru Sınırlar Koymak Önemli

Dr. Demet Gülaldı, dijital oyunları çocukların hayatından tamamen çıkarmaya çalışmanın gerçekçi ve pedagojik açıdan doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti. Tamamen yasaklayıcı bir tutumun, çocuğu akran grubunun iletişim dilinden uzaklaştırarak sosyal dışlanma hissine yol açabileceğini, ayrıca katı yasakların çocuklarda merakı ve gizli arayışları tetikleyerek ebeveyn denetiminden uzak, kontrolsüz alanlarda bu ihtiyaçlarını gidermeye yönelttiğini ve gizliliğe, yalana itebileceğini ifade etti. Bu nedenle, sağlıklı yaklaşımın yasaklamak yerine çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak net ve doğru sınırlar koymak olduğunu vurguladı. Ailelerin dijital oyun seçimi konusunda dijital okuryazarlık düzeyinin kritik olduğunu belirten Gülaldı, ebeveynlerin PEGI veya ESRB gibi uluslararası yaş derecelendirme etiketlerine dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Bu sistemlerin sadece yaş sınırı koymadığını, aynı zamanda oyunlardaki dijital satın alımlar, şiddet, argo veya korku unsurlarını analiz ederek çocuk ve ergen psikolojisini korumayı amaçlayan gelişimsel koruma mekanizmaları olduğunu ekledi.

Strateji Oyunları Bilişsel Becerileri Geliştiriyor

Bir oyunun çocuğu pasif bir izleyici konumunda bırakmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Demet Gülaldı, oyunun çocuğu strateji kurmaya, plan yapmaya ve mantık yürütmeye teşvik edip etmediğinin analiz edilmesi gerektiğini belirtti. İçerikte küfür, argo, siber zorbalık riski taşıyan kontrolsüz sohbet odaları veya kumar davranışını tetikleyebilecek oyun içi satın alma mekanizmalarının bulunmamasının kritik kriterler olduğunu ifade etti. Yaşa uygun olmayan oyun tercihlerinin çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Gülaldı, erken çocukluk döneminde kurgu ile gerçek ayrımının tam yapılamaması nedeniyle korku ve yoğun gerilim içeren ögelerin kaygı bozukluklarına ve uyku düzensizliklerine yol açabileceğini kaydetti. Şiddet içerikli oyunların ise çocuklarda duyarsızlaşmaya neden olarak gerçek hayattaki acı ve şiddete karşı tepkisizleşmeyi beraberinde getirdiğini, sorunları şiddetle çözme şeması geliştiren çocuklarda akran zorbalığı, dürtüsellik ve öfke patlamaları görülebileceğini belirtti.

Ancak doğru seçilmiş ve yapılandırılmış dijital oyunların güçlü birer eğitsel araca dönüşebileceğini de vurgulayan Gülaldı, strateji, bulmaca ve simülasyon oyunlarının çocukların analitik düşünme, dikkat süresi ve görsel-uzamsal algı gibi bilişsel becerilerini geliştirdiğini, sebep-sonuç ilişkisi kurmayı öğrettiğini ifade etti. Açık dünya ve inşa etme (sandbox) oyunlarının çocukların hayal güçlerini besleyerek yaratıcılıklarını geliştirdiğini, çok oyunculu ve iş birliğine dayalı (co-op) oyunların ise liderlik, rol paylaşımı, yardımlaşma ve takım çalışması gibi sosyal becerileri kazandırdığını dile getirdi. Son olarak, ekran süresinin sadece saat üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Gülaldı, ailelerin ekranı bir çocuk bakıcısı olarak görmekten vazgeçmesi gerektiğini, en sağlıklı yöntemin oyunu aile içi bir aktiviteye dönüştürerek çocukla birlikte oynamak ve oyun üzerine sohbet etmek olduğunu söyledi. Oyun oynama süresinin çocuğun yaşına göre belirlenmesi gerektiğini ancak asıl dengenin, oyunun çocuğun uyku, beslenme, ders çalışma, fiziksel aktivite ve yüz yüze sosyalleşme gibi hayati rutinlerini engellememesi üzerinden kurulması gerektiğini, bu kuralların kriz anlarında değil, sakin bir zamanda çocukla birlikte bir 'Medya Sözleşmesi' ile belirlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İlgili Haberler

Akran Zorbalığı Dijital Dünyaya Taşındı

Akran Zorbalığı Dijital Dünyaya Taşındı

Okul Çantası Seçimi: Hafiflik ve Doğru Taşıma Önemli

Okul Çantası Seçimi: Hafiflik ve Doğru Taşıma Önemli

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı