Çikolata Günü'nde Sağlıklı Tercih: Bitter ve Porsiyon Kontrolü
7 Temmuz Dünya Çikolata Günü'nde uzmanlar, kakao oranı yüksek bitter çikolatanın faydalarını vurgularken, tüm çikolata çeşitlerinde porsiyon kontrolünün hayati önem taşıdığını belirtiyor.
7 Temmuz Dünya Çikolata Günü, dünya genelinde sevilen bu lezzeti kutlamak için bir fırsat sunarken, çikolatanın insan sağlığı üzerindeki etkileri de tekrar gündeme geldi. Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, özellikle kakao oranı yüksek bitter çikolatanın kalp ve damar sağlığına yararlı biyoaktif bileşenler içerdiğini, ancak bu faydaların ancak ölçülü tüketimle ortaya çıkacağını dile getirdi. Bilen, çikolata seçimi yaparken kakao oranı, ilave şeker miktarı ve porsiyon kontrolünün kritik olduğuna dikkat çekti.
Her Çikolata Aynı Değil: İçerik Önemli
Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, 7 Temmuz Dünya Çikolata Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, bitter çikolatanın içerdiği flavanoller sayesinde damar sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterebildiğini belirtti. Ancak çikolatanın “sağlıklı” kabul edilmesi için tüketim miktarı ve ürün içeriğinin belirleyici olduğunu vurguladı. Bilen, bitter çikolatadaki epikateşin ve prosiyanidin gibi flavanollerin güçlü antioksidan özelliklere sahip olduğunu ifade ederek, “Bu biyoaktif bileşikler oksidatif stresi azaltmaya yardımcı olurken, nitrik oksit üretimini artırarak damarların gevşemesini ve endotel fonksiyonlarının iyileşmesini destekleyebilir” şeklinde konuştu. Bilimsel çalışmaların düzenli ve ölçülü kakao tüketiminin toplam kolesterol, LDL kolesterol, açlık kan şekeri ile sistolik ve diyastolik kan basıncında küçük ama anlamlı iyileşmeler sağlayabileceğini gösterdiğini ekledi. Ancak vücut ağırlığı, beden kütle indeksi ve HbA1c üzerinde belirgin bir etki gözlenmediğini de aktardı.
Bitter, Sütlü ve Beyaz Çikolata Arasındaki Farklar
Çikolata türleri arasındaki en temel farkın kakao içeriği olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Bilen, bitter çikolatanın yüksek kakao oranı sayesinde flavonoid ve antioksidan açısından en zengin seçenek olduğunu ve genellikle daha az şeker içerdiğini söyledi. Yüksek flavanol içeriği nedeniyle bitter çikolatanın damar fonksiyonları üzerinde sütlü ve beyaz çikolataya kıyasla daha güçlü etkilere sahip olduğunu, hatta kan basıncını düşürebildiğini gösteren çalışmalar bulunduğunu ifade etti. Kısa süreli bir klinik çalışmanın bitter çikolata tüketiminin beyaz çikolataya göre insülin duyarlılığını artırdığı ve sistolik kan basıncını düşürdüğü sonucunu verdiğini de ekledi. Sütlü çikolatanın daha düşük kakao oranı nedeniyle antioksidan açısından daha sınırlı olduğunu ve genellikle daha fazla şeker içerdiğini belirten Bilen, beyaz çikolatanın ise kakao kitlesi içermediği, sadece kakao yağı, süt ve şekerden oluştuğu için kakao kaynaklı antioksidanlardan yoksun olduğunu ve beslenme açısından sağlık faydalarının bitter çikolataya göre daha sınırlı olduğunu vurguladı. Sağlık açısından tercih edilecekse, kakao oranı yüksek bitter çikolatanın daha uygun bir seçenek olduğunu ifade etti.
Ölçülü Tüketim ve Etiket Okuma Önemli
Dr. Öğr. Üyesi Bilen, çikolatanın faydalarının sınırsız tüketim anlamına gelmediğinin altını çizerek, “Sağlık üzerindeki olumlu etkiler büyük ölçüde kakao oranına, flavanol miktarına ve tüketilen porsiyona bağlıdır. Çikolata aynı zamanda enerji ve yağ açısından zengin bir besin olduğundan, dengeli beslenmenin bir parçası olarak ölçülü miktarlarda ve tercihen kakao oranı yüksek ürünlerin tüketilmesi önerilmektedir” uyarısında bulundu. Mevcut bilimsel çalışmaların kesin bir günlük tüketim miktarı önermediğini, ancak araştırmalarda bir porsiyonun yaklaşık 30 gram olarak tanımlandığını ve haftada 2-3 porsiyon tüketimin sağlık açısından olası yararlarla ilişkilendirildiğini söyledi. Tüketicilerin çikolata alırken etiket bilgilerini dikkatle incelemesi gerektiğini belirten Bilen, yüzde 70 ve üzeri kakao oranına sahip ürünlerin tercih edilmesi, ilave şeker miktarı, doymuş yağ ve toplam enerji içeriğinin kontrol edilmesi ve porsiyon büyüklüğünün dikkate alınması gerektiğini önerdi.
Çocuklarda ve Kronik Hastalıklarda Çikolata Tüketimi
Çocuklarda çikolatanın tamamen yasaklanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, aşırı tüketimin yüksek şeker içeriği nedeniyle diş çürükleri ve fazla enerji alımına yol açabileceğini ifade etti. Ailelere, çikolatanın ara sıra ve küçük porsiyonlarda sunulmasını, ödül veya ceza aracı olarak kullanılmamasını ve günlük beslenmede meyve, süt, yoğurt ve kuruyemiş gibi besleyici alternatiflere öncelik verilmesini tavsiye etti. Diyabet, obezite ve kalp-damar hastalığı olan bireylerde ise çikolata tüketiminin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. Özellikle diyabetli bireylerin çikolata tüketimini günlük karbonhidrat planı içerisinde değerlendirmesi gerektiğini belirten Bilen, “Çikolata tüketimine ilişkin kararlar; hastalığın tipi, kullanılan ilaçlar, kan şekeri kontrolü ve bireysel tolerans gibi faktörler göz önünde bulundurularak bir sağlık profesyoneli ile birlikte alınmalıdır” dedi.
İlgili Haberler

Akran Zorbalığı Dijital Dünyaya Taşındı

Okul Çantası Seçimi: Hafiflik ve Doğru Taşıma Önemli

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

