Aşırı Sıcaklar İçin Kritik Uyarılar

Prof. Dr. Haydar Sur, artan sıcaklıkların insan sağlığı üzerindeki risklerini ve alınması gereken önlemleri detaylandırdı. Vücut sıcaklığı ve ortam neminin önemine dikkat çekildi.

Aşırı Sıcaklar İçin Kritik Uyarılar
3 dakikalık okuma

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, yükselen hava sıcaklıklarının sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine ve bu duruma karşı alınabilecek tedbirlere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İnsan vücudunun belirli bir sıcaklık aralığında en verimli şekilde işlev gördüğünü belirten Prof. Dr. Sur, hem vücut iç ısısının hem de çevresel sıcaklığın belirli sınırlar içinde kalmasının fizyolojik süreçler için hayati olduğunu vurguladı. Uzman, sağlıklı bir yetişkinin normal vücut sıcaklığının 36,1-37,2 derece arasında değiştiğini, ortalama değerin ise 36,5-37 derece civarında olduğunu ifade etti. Vücut sıcaklığının 35 derecenin altına düşmesinin hipotermi riskini artırdığını, 38 derecenin üzerinin ateş olarak kabul edildiğini ve 40 dereceyi aşan sıcaklıkların sıcak çarpması veya ciddi hipertermi riskini taşıyarak hayati tehlike oluşturabileceğini belirtti.

İdeal Ortam Koşulları ve Nem Faktörü

Prof. Dr. Sur, yalnızca sıcaklığın değil, nem oranının da sağlık açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. İnsanların kendilerini en rahat hissettikleri ortam sıcaklığının genellikle 20-24 derece arasında olduğunu, bağıl nem oranının ise yüzde 40-60 seviyelerinde olması gerektiğini açıkladı. Yüksek nemin terin buharlaşmasını engelleyerek hissedilen sıcaklığı artırdığını, aşırı düşük nemin ise ciltte ve solunum yollarında kuruluğa neden olabileceğini dile getirdi. Araştırmaların, insan vücudunun enerji harcamadan ısı dengesini koruyabildiği “termal konfor bölgesinin” yaklaşık 22–25 derece sıcaklık, yüzde 40–60 nem ve hafif hava akımı olan ortamlar olduğunu gösterdiğini de sözlerine ekledi.

Aşırı sıcakların vücudun ısı düzenleme mekanizmalarını zorlayarak çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Sur, insan vücudunun terleme yoluyla serinlemeye çalıştığını ancak yüksek sıcaklık ve nemin bu mekanizmayı yetersiz kılabileceğini ifade etti. Ayrıca, vücudun su kaybederek dehidratasyona uğramasının hayati risk taşıdığını belirtti. En sık görülen sağlık sorunları arasında susuz kalma, halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, kas krampları, baş ağrısı, düşük tansiyon, bayılma, ısı bitkinliği ve sıcak çarpması yer alıyor. Özellikle kalp ve böbrek hastalarının risk altında olduğunu, böbrek fonksiyonlarında bozulma ve mevcut kalp-damar hastalıklarında ağırlaşma görülebileceğini, uzun süre sıcağa maruz kalmanın kronik hastalıkların alevlenmesine yol açabileceğini aktardı. Sıcak çarpmasının acil müdahale gerektiren bir durum olduğunu, 40 derecenin üzerindeki vücut sıcaklığı, şiddetli baş ağrısı, bilinç bulanıklığı, bulantı, kusma gibi belirtilerde derhal sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.

Sıcak Havalarda Korunma Yöntemleri ve Sıvı Tüketimi

Prof. Dr. Sur, vatandaşlara özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten kaçınmaları, fiziksel aktiviteleri sabah erken veya akşam serin saatlere ertelemeleri tavsiyesinde bulundu. Açık renkli, bol, pamuklu kıyafetler giyilmesi, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü kullanılması gerektiğini belirtti. Düzenli aralıklarla gölge alanlarda dinlenilmesi ve susamayı beklemeden su tüketilmesi gerektiğini ekledi. Günde 2-3 litre su içilmesinin önemine değinerek, terlemeyle kaybedilen minerallerin ayran, kefir veya maden suyu gibi içeceklerle desteklenmesini önerdi. Kafeinli ve alkollü içeceklerin sıvı kaybını artırabileceği için tüketilmemesi gerektiğini, idrar renginin koyulaşmasının susuzluğun önemli bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi. Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik hastalığı olanların risk grubunda olduğunu ve bu kişilerin günün sıcak saatlerinde dışarı çıkmamaları, düzenli sıvı tüketmeleri, ev ortamını serin tutmaları ve hafif beslenmeleri gerektiğini ifade etti. Evde serin kalmak için perdelerin kapalı tutulması, evin sabah ve akşam havalandırılması, gereksiz elektrikli cihaz kullanımının azaltılması ve ılık duş alınması gibi önerilerde bulundu. Klimaların 23-26 derece arasında ayarlanması, filtrelerinin düzenli temizlenmesi ve soğuk havanın doğrudan kişiye üflenmemesi gerektiğini belirtti.

İlgili Haberler

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı

Zayıflama İğnelerinin Bilinçsiz Kullanımı Risk Taşıyor

Zayıflama İğnelerinin Bilinçsiz Kullanımı Risk Taşıyor

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor