Aort Anevrizması Kapalı Yöntemle Tedavi Edildi

Uzmanların 'sessiz kanser' olarak adlandırdığı torakoabdominal aort anevrizması, 67 yaşındaki Murat Özgür'de ileri endovasküler yöntemle başarıyla giderildi. Hasta, kasıktan yapılan tamamen kapalı bir girişimle sağlığına kavuştu.

Aort Anevrizması Kapalı Yöntemle Tedavi Edildi
3 dakikalık okuma

Vücudun ana atardamarı olan aortta meydana gelen ve tedavi edilmediğinde hayati tehlike oluşturan torakoabdominal aort anevrizması, Memorial Göztepe Hastanesi’nde uygulanan modern endovasküler teknikle başarılı bir şekilde tedavi edildi. Yaklaşık bir yıl boyunca birçok sağlık kuruluşundan 'açık cerrahi tek seçenek ve riski çok yüksek' yanıtını alan 67 yaşındaki Murat Özgür, kendisine özel planlanan operasyon sayesinde kasık bölgesinden yapılan kapalı bir girişimle sağlığına kavuştu. Bu özel operasyonda sekiz farklı stent kullanılırken, böbreği besleyen doğumsal damar yapısı da özenle korunarak başarılı bir sonuca ulaşıldı.

KOAH hastalığı nedeniyle açık cerrahi için yüksek risk taşıyan Murat Özgür, bir yıl boyunca farklı merkezlerde çözüm aradı. Memorial Göztepe Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nde Prof. Dr. Mehmet Altuğ Tunçer ve Op. Dr. Hidayet Demir tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından, hastanın ileri endovasküler yöntemle tedavi edilmesine karar verildi. Kasık bölgesinden açılan küçük kesilerle gerçekleştirilen operasyonda farklı boyutlarda sekiz stent kullanılarak anevrizma tamamen kapalı teknikle onarıldı.

Bir Yıllık Zorlu Süreç Sonrası Sağlığa Kavuştu

Yaşadığı süreci anlatan Murat Özgür, ilk belirtilerin aniden başladığını ifade etti: “Banyodan sonra göğsüme şiddetli bir ağrı saplandı, nefes almakta zorlandım. Ağrı sabaha kadar devam etti. Tetkikler sonucunda kalp ve damar cerrahisine gitmem gerektiği söylendi. Birçok doktor, ameliyatın çok zor olduğunu belirtti. Sonunda İstanbul’a geldim ve hocam beni ameliyat etti. Şimdi çok iyiyim, tek başıma yürüyebiliyor ve rahatça hareket edebiliyorum. Elbette çok korkularım vardı ama şimdi kendimi iyi hissediyorum.”

Murat Özgür’ün oğlu Mert Özgür ise, yaklaşık 8-9 ay boyunca farklı merkezlerde çözüm aradıklarını belirtti: “Babamda tip II torakoabdominal aort anevrizması vardı. Açık ameliyatın çok riskli olduğu, KOAH hastası olduğu için uygun olmayabileceği ifade edildi. Daha sonra hocalarımıza ulaştık ve kapalı stent tedavisi uygulandı. Şu anda babam yürüyebiliyor, böbrek fonksiyonlarında hiçbir sorun yok. Bu süreçte çok zor günler yaşadık, sürekli damarın yırtılmasından endişe ediyorduk. Benzer durumda olan hastaların umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu hastalığın tedavisi var ve ülkemizde çok başarılı hekimler bulunuyor.”

Aort Anevrizması: Sessiz Tehdit

Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Altuğ Tunçer, torakoabdominal aort anevrizmasının damar cerrahisinin en zorlu hastalıklarından biri olduğunu vurguladı. Hastalığın çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Prof. Dr. Tunçer, “Biz aort anevrizmasını ‘sessiz kanser’ olarak tanımlıyoruz. Çünkü hastalık genellikle belirti vermeden ilerlerken, hastalar günlük yaşamlarına devam eder. Damar yavaş yavaş büyür ve belirli bir boyuta ulaştığında yırtılma veya diseksiyon gelişebilir, bu da ani ölüme yol açabilir” dedi.

Hastanın kendilerine ulaştığında aort damarındaki genişlemenin yaklaşık 12 santimetreye ulaştığını belirten Prof. Dr. Tunçer, normalde birçok hastanın bu boyuta ulaşamadan damar yırtılması nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti. Bu nedenle Murat Özgür’ün durumunun oldukça ileri evrede olduğunu vurguladı. Detaylı incelemelerin ardından kapalı yöntemle tedavi edilebileceğine karar verildi. Kasık bölgesinden yaklaşık 3 santimetrelik kesilerle ana stent yerleştirildi. Bağırsak, karaciğer ve böbrek damarları özel stentlerle ana sisteme bağlanarak işlem tamamen kapalı yöntemle başarıyla tamamlandı. Hasta operasyondan 5 gün sonra taburcu edildi.

Kapalı Yöntemle Hızlı İyileşme

Op. Dr. Hidayet Demir ise, torakoabdominal aort anevrizmalarının endovasküler yöntemle tedavisinin Türkiye’de son yıllarda uygulanmaya başlanan ileri tekniklerden biri olduğunu belirtti. “Son 1-2 yıl öncesine kadar bu tip hastalarda temel tedavi seçeneği açık cerrahiydi. Hastamızı ayrıntılı üç boyutlu ölçümler ve analizlerle değerlendirdikten sonra kapalı yöntemle tedavi edebileceğimizi belirledik. Bu yöntem sayesinde hastalar çok daha kısa sürede taburcu oluyor ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebiliyor. Açık cerrahiye göre akciğer ve bağırsak komplikasyonları da belirgin şekilde azalıyor” diye konuştu.

Op. Dr. Demir, tedavinin ardından hastaların yaşam boyu takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak önemli uyarılarda bulundu: “Sigara, yüksek tansiyon ve genetik yatkınlık en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Özellikle ağır kaldırma, şiddetli öksürme ve aşırı ıkınma gibi ani basınç artışları damar yırtılması riskini artırabilir. Bu nedenle hastaların tansiyonlarını kontrol altında tutmaları, sigaradan uzak durmaları ve düzenli hekim kontrollerini aksatmamaları büyük önem taşıyor.”

İlgili Haberler

Akran Zorbalığı Dijital Dünyaya Taşındı

Akran Zorbalığı Dijital Dünyaya Taşındı

Okul Çantası Seçimi: Hafiflik ve Doğru Taşıma Önemli

Okul Çantası Seçimi: Hafiflik ve Doğru Taşıma Önemli

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı