ALS Tedavisinde Yeni Ufuklar Açılıyor
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, ALS tedavisindeki son gelişmeleri, yeni ilaçları ve multidisipliner yaklaşımların hastaların yaşam kalitesine etkilerini değerlendirdi.
Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastaları için tedavi umutları, son dönemde geliştirilen yeni ilaçlar ve yenilikçi yaklaşımlarla artıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, bu gelişmelerin hastaların hem yaşam sürelerini uzatma hem de yaşam kalitelerini artırma potansiyeli taşıdığını belirtti. Dr. Şalçini, hastalığın semptomatik yönetiminden, ilerleyişini yavaşlatmaya odaklanan tedavilere doğru önemli bir değişim yaşandığını vurguladı. Günümüzde Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmış dört farklı ilacın bulunduğunu ifade eden Şalçini, bu ilaçlardan bazılarının hastalığın seyrini yavaşlatırken, diğerlerinin yutma güçlüğü gibi pseudobulbar etkileri yönetmeye yardımcı olduğunu açıkladı.
Genetik Temelli Tedaviler ve Multidisipliner Destek
Özellikle SOD1 gen mutasyonuna bağlı ALS vakaları için onaylanan bazı ilaçların, nörodejenerasyonu (sinir hücresi yıkımını) azaltıcı etkiler gösterdiğini belirten Dr. Celal Şalçini, bu sayede bazı hastalarda fonksiyonel iyileşme potansiyeli sunulduğunu kaydetti. Bu tür gelişmelerin, hastalığın genetik ve moleküler mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasıyla hız kazandığını söyledi. ALS hastalarının karşılaştığı zorlukların hafifletilmesinde multidisipliner bir yaklaşımın önemine dikkat çeken Şalçini, solunum desteği için noninvaziv ventilasyon (NIV) ve öksürük destek cihazlarının, iletişim için ise yardımcı iletişim cihazlarının (AAC) kritik rol oynadığını ifade etti. Kas krampları, spastisite ve ağrı gibi sorunların ilaçlar ve fizik tedavi ile, yutma güçlüğü ve beslenme sorunlarının ise diyetisyen rehberliği ve PEG tüpü ile yönetildiğini ekledi. Ayrıca, hasta ve bakıcıların psikolojik ve duygusal ihtiyaçları için destek grupları ve danışmanlık hizmetlerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Geleceğin Tedavileri: Nöromodülasyon ve Kök Hücre
İleriye dönük tedavi seçenekleri arasında nöromodülasyon teknikleri, gen terapileri ve kök hücre tedavilerinin büyük bir potansiyel barındırdığını dile getiren Dr. Şalçini, odaklanmış ultrason (TPS) ve Pathmaker'ın MyoRegulator cihazı gibi nöromodülasyon yaklaşımlarının, sinir hücrelerindeki aşırı uyarılabilirliği azaltarak motor fonksiyonları iyileştirmeyi hedefleyen klinik çalışmalarda değerlendirildiğini bildirdi. Gen terapilerinin, özellikle antisens oligonükleotitler (ASO'lar) ve RNA interferansı (RNAi) gibi yöntemlerle SOD1, FUS ve Ataxin-2 gibi gen mutasyonlarını hedefleyerek toksik protein üretimini engellemeyi amaçladığını söyledi. Kök hücre tedavileri, özellikle mezenkimal kök hücrelerin (MKH'ler) nöronlara trofik destek sağlamak, bağışıklık sistemini düzenlemek ve hasarlı nöronları potansiyel olarak değiştirmek amacıyla araştırıldığını aktardı. Son olarak, ALS hastalarında hareketliliğin sürdürülmesi ve bağımsızlığın artırılması için fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarının hayati önem taşıdığını belirten Şalçini, germe, eklem hareket açıklığı egzersizleri, düşük yoğunluklu kuvvet antrenmanları ve yardımcı cihazlar gibi yöntemlerin hastaların yaşam kalitesini desteklediğini sözlerine ekledi.
İlgili Haberler

82'lik Kayalı Yavuz Bastonunu Bıraktı

Çankaya'da Ücretsiz Diş Tedavisi İmkanı

Zayıflama İğnelerinin Bilinçsiz Kullanımı Risk Taşıyor

