Peyami Safa Sempozyumu: Romancılık ve Ruh Dünyası
Zeytinburnu Kültür Sanat'ta düzenlenen Peyami Safa sempozyumunun ilk oturumunda yazarın roman anlayışı, psikolojik tahlilleri ve Server Bedi imzalı eserleri ele alındı.
Zeytinburnu Kültür Sanat, Türk edebiyatının önemli figürlerini hatırlamak amacıyla düzenlediği 'Türkiye'nin Ruhu' projesi kapsamında 20. sempozyumuna başladı. 'Mütefekkir Bir Muharririn Dünyası' başlığıyla hayata geçirilen etkinlikte, Peyami Safa'nın düşünce dünyası ve yazarlık serüveni mercek altına alındı. İki gün sürecek olan programın ilk bölümü, 23 Ekim Cuma günü saat 15.45'te gerçekleştirildi.
Romanlarda Psikolojik Derinlik ve Sosyal Yansımalar
Prof. Dr. Fazıl Gökçek'in başkanlığında gerçekleşen oturuma Prof. Dr. Abdullah Uçman, Prof. Dr. Mehmet Tekin ve Asım Öz katıldı. Konuşmacılar, hem Peyami Safa hem de Server Bedi müstearıyla kaleme alınan eserleri inceledi. Prof. Dr. Abdullah Uçman, yazarın dönemin sosyal sorunlarının yanı sıra insan ruhundaki derinliklere de indiğini vurguladı. Uçman, Peyami Safa'nın Türkiye'deki medeniyet değişiminin yarattığı buhranları, çatışmaları ve uzlaşma süreçlerini özgün bir tenkitçi gözle ele aldığını belirtti. Yazarın, psikolojik tahlil türünün edebiyatımızdaki en başarılı örneklerini sunduğunu ifade etti.
Bir Tereddüdün Romanı ve Kayıp Motifler
Prof. Dr. Mehmet Tekin ise 'Bir Tereddüdün Romanı' adlı eserin teknik yapısına değindi. Tekin, romanın biçimsel özelliklerinin ve metinlerarası yöntemlerinin eseri özgün kıldığını belirterek, okuyucuların kaçırabileceği kritik ipuçlarına dikkat çekti. Eserin yazılırken yazarın annesini kaybetmesiyle oluşan boşluk duygusu ve özgürlük arayışı, romanın ana motifleriyle örtüşüyor. Ölüm, yalnızlık, tereddüt ve facia korkusu gibi temaların, önceki çalışmalarda yeterince işlenmediğini savunan Tekin, bu unsurların romanın kalbinde yer aldığını anlattı.
Server Bedi İmzalı Eserlere Yeni Bir Bakış
Oturumun son konuşmacısı Asım Öz, Peyami Safa'nın Server Bedi takma adıyla yazdığı eserlere yönelik genel değerlendirmeleri sorguladı. Özellikle Cingöz Recai külliyatının, yazar tarafından tam olarak tatmin edici bulunmadığına işaret eden Öz, bu metinlerin 'ikinci sınıf edebiyat' olarak nitelendirilmesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini öne sürdü. Asım Öz, söz konusu eserlere mesafeli ama yeni yorumlara açık bir yaklaşımla bakmanın, literatüre katkı sağlayacağını belirtti.
İlgili Haberler

Peyami Safa’nın Romanlarındaki İnsan Algısı İncelendi

Zeytin Pastanesi ile Eskişehir'in hafızası

Gemlik'te 20 Dernekle Kültür Şenliği

